Kolpa Fan

Kolpa Grubu İlk Ve Tek Fan Sitesi
 
AnasayfaKapıTakvimSSSAramaÜye ListesiKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 TheBalkabaa Röportajı (:

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
PunknuP
Admin
Admin
avatar

Kadın Mesaj Sayısı : 160
Yaş : 22

MesajKonu: TheBalkabaa Röportajı (:   Çarş. Kas. 18, 2009 5:39 pm

Grubun resmi blogu olan http://kolpayla.blogspot.com 'dan alınmıştır bilgi.
Ben yazıyorum röportajı ama isteyenler http://thebalkabaa.blogspot.com/2009/11/kolpa-roportaj.html 'den de bakabilirler Smile

Kolpa Röportajı


Onları
ilk kez geçtiğimiz bahar aylarında dinlediğim şarkıları “Aslında” ile
tanıdım. Daha sonra, geçtiğimiz ayın başında bir Cumartesi gecesi
Taksim Jolly Joker - Balans’daki Cover Party’deki performanslarıyla bir
anda ilgimi çektiler. Albümlerini alıp ezberlemem sadece birkaç saatimi
aldı. İstanbul’un en tanınmış
cover gruplarından KOLPA, vokal Barış Yurtçu ve bas gitarist Bora Yeter tarafından 2004 yılında İstanbul’da kurulmuş ve sonrasında gitarist Cenk Taner Dönmez’in aralarına katılmasıyla bugünkü halini gelmiş. İlk albümleri “Hayat Senin”, Nisan 2009’da müzik marketlerdeki yerini almış. Geçtiğimiz günlerde ikinci klipleri “Koşa Koşa”yı da ekranlarda görmeye başladığımız grup, çokça eğlendiren bir cover grubu olmanın ötesinde, eğlenceli ve kaliteli besteleriyle de dikkat çekiyor.


20 Ekim 2009’de Sabancı Üniversitesi Müzik Kulübü MÜZİKUS ve RadyoSU’nun ev sahipliği ile eski okulumda sahne alan KOLPA
ile parti öncesinde sohbet ettik. Röportajın yapıldığı günün onlar için
de çok özel bir anlamı vardı: Röportajımızdan birkaç dakika önce
partinin kulisinde alınan bir kararla Samuray Gökçe, düzenli bir davulcusu bulunmayan KOLPA’nın resmi davulcusu olmuştu.

Grubun üç elemanı olarak, hepiniz Adanalısınız. Adana’da ayrı ayrı nasıl
müzikle uğraşmaya başladınız ve nasıl bir araya geldiniz?

BARIŞ:
Adana’da ayrı ayrı lise gruplarımız vardı. Milliyet Müzik Yarışması’na
hazırlanan farklı okul gruplarının elemanlarıydık. Ama sonuçta
arkadaştık, görüşüyorduk. Adana’da, özellikle müzikle uğraşan herkes
çok iç içedir. O nedenle tanışıyorduk zaten. İstanbul’a gelince de Bora
ve Cenk ile birleştik.

Grup ilk kurulduğunda aranızda olan Dinçer Çetin’in aranızdan ayrılması ve Cenk’in size katılması nasıl oldu?

BARIŞ:
Geçen Aralık ayında oldu. Dinçer’in Amerika’ya gitmesi gerekiyordu.
Cenk de Adana’dan arkadaşımız olduğu için yumuşak bir geçiş oldu.

KOLPA’nın, birkaç dakika öncesine kadar, neden sabit bir davulcusu yoktu?

BARIŞ:
Aslında çok değerli davulcu arkadaşlarla çalıştık bugüne kadar. Hepsi
de yakın arkadaşlarımız… Ama biz bir şekilde Adanalı tayfası olarak
daha kendi içimizdeydik belki de. Diğer yandan hepsinin ayrı projeleri
vardı ve bize yeterince vakit ayıramayabiliyorlardı. Samuray gruba
girdiğinden beri işler biraz değişti ve bugün aramıza katıldı.



KOLPA
ismi, okuduğuma göre afişe isim yetiştirmek gerektiği için bir anda
alınmış bir kararla grubun ismi olmuş. Bu ismin sizi kötü etkilediği
oldu mu hiç?

BARIŞ: İlk
davulcumuz, “kolpa” kelimesini çok kullanırdı. Adana’da hiç
duymadığımız bir kelimeydi bizim de… Garibimize gitmişti ama sevmiştik.
Evet, afişe yetişmesi gerekiyordu, biz de “Kolpa” olsun dedik. Bunun
bizi kötü etkilediği olmadı, ama o konuda şakalar çok oluyor.
“Kolpacılar!” şeklinde. Ama hayır, kötü bir etkisini görmedik. Hatta
belki de adımızın duyulmasını kolaylaştırdı.

İnternette KOLPA için funk, punk, pop, dance-rock, alternative-rock, pop-punk gibi birçok tarz yakıştırılmış durumda. Nedir sizin tarzınız?

BARIŞ: İlk başladığımızda, ilk bar programlarımız olmaya başladığı dönemlerde
biraz daha sert çalıyorduk. “Rage Against the Machine”, “No Doubt”,
“Muse”… Daha sonra biraz daha yumuşattık repertuarımızı. Çünkü son
dönemlerde alternative-rock adına çok güzel şarkılar çıkmamaya başladı.
Biz de hep aynı yerde kalmak istemediğimiz için biraz tarz değiştirdik
ve şimdi altyapı da kullanmamızın etkisiyle daha pop, R&B şarkılar
çalıyoruz. “Sexy Back” bile çalıyoruz yani.
BORA:
Pulp, alternatif bir mekandı. Jazz Stop ise biraz daha pop bir mekan.
Bizse bir dönemimizde Cuma geceleri Pulp’ta, Cumartesi geceleri Jazz
Stop’ta çalıyorduk. Cuma günleri Pulp’ta alternatif tayfaylayız,
Cumartesileri Kylie Minogue çalıyoruz. O ara bize bir şeyler oldu. Grup
olarak yapmak istediğimiz şey eğlendirmek. Kendi hazzımız da önemli
tabii, ama daha çok insanların eğlenmesine önem veriyoruz. Grup olarak
müziğin globalliğine inanıyoruz. Zaten son dönemlerde müzikte tarzlar
arası bağlantılar da iyice gelişti. Biz hepimiz de farklı tarzlarda
müzik dinleyen insanlarız. Ama bir şekilde barışçıl bir ortak noktada
buluşuyoruz. Dolayısıyla bazı rock grupları “Şu çalınır mı be!” der,
bizde o yok. Biz biraz daha geniş bakmaya çalışıyoruz.

Bu kadar performansın arasında, beste yapmaya nasıl vakit buluyorsunuz?

BARIŞ:
Beste, evde yalnız kaldığında ortaya çıkan bir şey. Gitarı eline
aldığında bir şeyler çıkıyor. Ama tabii aslında yazın çıkamadı pek bir
şey. Çünkü haftada üç gece çalıyorduk. Antalya’ya gidip geliyorduk ve
hiç vakit olmuyordu. Şimdi artık haftada bir gece çaldığımız için biraz
daha vaktimiz oluyor, uğraşabiliyoruz.

Peki, beste süreci nasıl işliyor?

BORA: O konuda grubu yönlendiren Barış.
BARIŞ:
Evet, genelde benden çıkıyor. Ama kim bir şey getirirse, üzerine
ekliyoruz. Mesela Bora bir şey buldum diyor, Cenk bir şey buldum diyor;
onları ekliyoruz, ortaya çıkan şeyin üstüne ben bir şeyler daha
ekliyorum. Çıkan şey olmazsa, başka şeylerle birleştiriyoruz. Ortak bir
noktada buluşuyoruz yani.

Albümün çıkışı nasıl oldu, nasıl karşılandı?

BORA: Albüm Nisan ayında çıktı. Albüm çıktığında yaşanan standart bir şey
vardır, albümü yeni çıkan gruplar “Albümün çıkması çok zor oldu.” der.
Bizim için hiç zor olmadı açıkçası. O dönemde şöyle bir avantajımız
vardı. Albümü olan gruplardan daha fazla çalma şansımız oluyordu.
Haftada 2-3 gün dolaşıyorduk sürekli. Kısacası zaten dinleyen bir
kitlemiz vardı, bir de müziğimizi sahiplenen prodüktör bir abimiz oldu;
Murat Matthew Erdem, ünlü bir ses mühendisi. Açıkçası 2-3 ayda da
çıkmadı albüm. Çünkü toplandığımız zaman 3 saat playstation oynuyorduk,
sonra 1 saat albümle uğraşabiliyorduk. Geniştik biraz. Nisanda albüm
çıktı, bir de klip çıkardık. (“Sayende” şarkısına) Şimdi yeni klibimiz de çıktı. (“Koşa Koşa” şarkısının klibi)
Geniş ilerliyoruz çünkü çok performans yapıyoruz. Balans gibi
İstanbul’un en büyük mekanlarından birinde çalıyoruz. Yüzlerce insan
girip çıkıyor, onlarla sürekli etkileşim halindeyiz. Tüm bunun arasında
besteler çıktıkça ilerliyoruz. Aman yapalım, aman edelim diye bir durum
yok.

Albüm ve iki klipten sonra, artık performanslarınızda biraz daha kendi bestelerinize yer vermeyi düşünüyor musunuz?

BORA:
Süreç nereye götürürse… Özel bir planımız yok. Eskiden 1 şarkı
çalıyorduk, şimdi 2-3 şarkı çalıyoruz. Beste çaldığın yerlerde ses
sistemi çok önemli. Çaldığın şarkının sözlerinin anlaşılması buna bağlı
çünkü. Çok fazla beste çalmak istemememizin sebebi de bu.
BARIŞ:
Sen çalıyorsun ama, karşındaki anlıyor mu, anlamıyor mu? Zaten ilk kez
duydukları bir şey, yabancı oldukları bir şey… Ne sözler ne müzik doğru
düzgün anlaşılıyorsa, niye çalasın ki o zaman. Orada sadece kendi egon
için beste çalmanın anlamı yok. Balans’ta beste çalıyoruz, bizden
isteniyor da zaten. Bu gece burada da çalarız belki. (“Koşa Koşa”yı çaldılar.)
BORA:
Biz bir de hep şu mantıktayız, insanlar eğleniyorsa biz de eğleniyoruz.
O yüzden neyi istiyorlarsa onu çalıyoruz. Mesela playlist de olmaz
bizde. Şu sırada çalalım falan… Böyle yere bir kağıt yapıştırırsın
yazar üstünde şunları çalalım. Bizde yok öyle. Genelde Barış
yönlendiriyor ne çalacağımız konusunda.

Popüler şarkılar dışında çok güzel, alışılmadık cover şarkılarınız da var. “Bir Teselli Ver”, “Kadınım”, “Aşk Oyunu”, “Böyle Ayrılık Olmaz”… Albümlerinize cover koymayı düşünüyor musunuz?

BARIŞ: Olabilir, koyabiliriz. İlk albüme “Kadınım”ı koymayı düşünmüştük, belki bir sonraki albüme olur.
BORA: Bizde öyle uzun vadeli planlar yok anlayacağın.
BARIŞ:
Çünkü Türk müzik piyasası hiç belli olmuyor ki… Her an her şey
değişebiliyor, ona göre senin bir sonraki adımın da değişiyor. Mesela
bir anda kriz çıktı.

İnsanlar istiyor diye, o aralar popüler diye, hiç sevmemenize rağmen bir şarkıyı çaldığınız oldu mu hiç?

BARIŞ: Oldu. Artık bir gecede 10 kişi gelip isteyince, çalalım kurtulalım dedik.
BORA:
Bazı şarkıları insanlara göre yönlendirdik. Özellikle Antalya’da ve
İstanbul dışında çaldığımız diğer yerlerde, İstanbul’a nazaran peçeteye
yazıp şarkı isteme olayı hâlâ var. Bize garip ya da komik geliyor ama
var. Hatta şarkıyı isteyen adamın gözüne baka baka peçeteyi birbirimize
gösterip güldüğümüz oldu. Bir keresinde “Losing My Religion” yerine
“Losing My REGION” yazmışlardı, ona çok gülmüştük.

Performanslar sırasında başınıza gelen ilginç hikayeleriniz var mı?

BARIŞ: Olmaz mı… Bora uyudu bir keresinde. Gerçekten kafası çok iyiydi, gitarı
falan bıraktı, bir baktık Bora yok. Sonra, Pulp’ta kafamıza disko topu
düşüyordu. Bir keresinde çalarken barın içine biber gazı atıldı. Biri
geyiğine atmış.
BORA: O biber gazı olayında, biz
sahnede olduğumuz için ilk başta farkında değildik. Ve bir baktık
herkes çat çat kapıdan çıkıyor. İçerisi tamamen boşaldı neredeyse.
Neden çıktıklarını anlamaya çalışırken bize de gelmeye başladı ve
anladık.

Jolly Joker – Balans’ta devam ediyor musunuz? Başka yerde çıkacak mısınız?


BORA:

Devam. Görünmeyen bir zamana kadar Cumartesi geceleri oradayız. Yazın
bitiriyorduk ama baktılar ki çok tuttu, devam ediyoruz. İstanbul’da
başka yerde çalmıyoruz. Çünkü yeterince büyük bir mekan, çok insan
girip çıkıyor. Gereksiz olur. Ama şehir dışına gidip geliyoruz. Bursa,
İzmir, Ankara…


(Bora’ya) KOLPA dışında yönetmenlik ve prodüktörlük konusunda da işlerin varmış? Bunlardan bahsedebilir misin biraz?

BORA:
Müzik dışında şu sıralar video produksiyon ve organizasyon işleriyle
uğraşıyorum. Bir de şimdi yeni bir oluşumumuz var, Box diye… Video
klipler çekiyoruz. KOLPA’nın son klibini (“Koşa Koşa”)
de Box ile çektik. Klibi ben yönetmedim ama, prodüksiyonunda yer almış
oldum böylece. Belki bir gün bir Kolpa video klibinin yönetmenliğini de
yaparım. Onun dışında menajerlik mevzularım devam ediyor. (Bora Yeter, KOLPA dışında Gökçe, Esin Iris gibi sanatçıların menajerliğini yapıyor.)



(Barış’a) Vokal olarak, gitar çalmıyor olsaydın, sahne performansından bir şey kaybeder miydin?

BARIŞ: “Elimde bir şey olmadan yapamıyorum” gibi bir durum yok tabii ki. (Kahkahalar)
Yo, kaybetmezdim herhalde. “Koşa Koşa”nın klibinde mesela, çalmadan
söyledim. Çok etkilemezdi sanırım, hatta biraz rahatlayabilirdim. Ama
sonuçta çalmam lazım. Zor parçalar çalıyoruz ve klavye de yok.


Fotoğraflar: Cihan Avcı


Röportajdan
sonra partide sahne alan KOLPA’yı yüzlerce Sabancı Üniversitesi
öğrencisi izledi. Grup gecede kendi besteleri “Koşa Koşa”nın da
aralarında olduğu 20’ye yakın şarkı çaldı. Böylece bir SU partisinde
“Bir Teselli Ver” de çalınmış oldu. Bu güzel gece ve röportaj için KOLPA’ya, MÜZİKUS’a (özellikle Esat ve Sibel’e) ve fotoğraflar için Cihan’a teşekkürler!




_________________






En son PunknuP tarafından C.tesi Ara. 12, 2009 9:07 pm tarihinde değiştirildi, toplamda 3 kere değiştirildi
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://www.esinirisfan.do-goo.com
İnsomniac
Admin
Admin
avatar

Kadın Mesaj Sayısı : 113
Yaş : 24

MesajKonu: Geri: TheBalkabaa Röportajı (:   Paz Kas. 22, 2009 7:24 pm

cidden çok tatlılar saol Büşra (:
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://kolpafan.forumm.biz
PunknuP
Admin
Admin
avatar

Kadın Mesaj Sayısı : 160
Yaş : 22

MesajKonu: Geri: TheBalkabaa Röportajı (:   C.tesi Ara. 12, 2009 9:04 pm

Vazifemizz Smile

_________________




Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://www.esinirisfan.do-goo.com
Angeloturbato
Yeni Üye
Yeni Üye
avatar

Erkek Mesaj Sayısı : 6
Yaş : 22

MesajKonu: Geri: TheBalkabaa Röportajı (:   Çarş. Haz. 02, 2010 2:58 pm

Bunu hazirlayana helal olsun super olmuss saoll!!!!
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
sema_han
Moderatör
Moderatör
avatar

Kadın Mesaj Sayısı : 277
Yaş : 26

MesajKonu: Geri: TheBalkabaa Röportajı (:   Çarş. Haz. 02, 2010 3:25 pm

mukemmeLLLLLLL..
saoL busss..
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
PunknuP
Admin
Admin
avatar

Kadın Mesaj Sayısı : 160
Yaş : 22

MesajKonu: Geri: TheBalkabaa Röportajı (:   Salı Haz. 22, 2010 10:24 am

Her şey sizin için canlarım. lol!
Forumun özelliği sağ olsun, kopyala yapıştır yapınca olduğu gibi geçiriyor. Pek bir emek harcamadım, utandırmayın. çdgçds Very Happy Very Happy

_________________




Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://www.esinirisfan.do-goo.com
~ auRoRa ~
Üye
avatar

Kadın Mesaj Sayısı : 83

MesajKonu: Geri: TheBalkabaa Röportajı (:   Perş. Haz. 24, 2010 1:12 pm

Harika olmuş. Pek çok bilgi pekişmiş oldu bu sayede. (=

Teşekkürler.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
PunknuP
Admin
Admin
avatar

Kadın Mesaj Sayısı : 160
Yaş : 22

MesajKonu: Geri: TheBalkabaa Röportajı (:   Perş. Haz. 24, 2010 7:19 pm

Ne demek, rica ederim. Very Happy

_________________




Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://www.esinirisfan.do-goo.com
Sponsored content




MesajKonu: Geri: TheBalkabaa Röportajı (:   

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
TheBalkabaa Röportajı (:
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» Hilary Duff Röportajı

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Kolpa Fan  :: Kolpa Hakkında :: Ropörtajları-
Buraya geçin: